Dalışa Uygunluk
Dalmak isteyen kişi, daha yüksek bir çevre basıncının bulunduğu bir ortama girer. Bu nedenle kalpte, kan dolaşımında, solunum organlarında, kulak ve kulak zarında, sinüslerde ve denge duyusunda hiçbir işlevsel rahatsızlık bulunmamalıdır. Nezle, dalışta hayati tehlike oluşturabilir.
Fiziksel Temeller
Dalış sırasında vücut üzerindeki çevre basıncı artar. Daha 10 m derinlikte bile çevre basıncı yüzeydekinin iki katıdır ve her 10 metrede basınç 1 bar daha artar. Vücudumuz büyük ölçüde sıkıştırılamayan sıvılardan oluştuğu için bu basınç artışına dayanabiliriz. Hava dolu boşlukların basıncı kendiliğinden eşitlenmezse, basınç dengelemesi yapılması gerekir.
Su yüzeyinde yaklaşık 1 bar hava basıncı (p₀) bulunur (normal basınç ≈ 1024 mbar). Her 10 metrede 1 bar eklenir. d derinliğindeki basınç:
p(d) = p₀ + d / 10 = 1 + d / 10
Aynı şekilde d derinliğindeki hacim:
V(d) = V₀ / p(d)
Boyle–Mariotte Yasası: Bu fiziksel kanuna göre, basınç (p) ile hacmin (V) çarpımı sabittir: p · V = sabit. Buradan şu bağıntı elde edilir: p₁ · V₁ = p₂ · V₂. Bu kanun, tüm sıkıştırılabilen boşluklar için geçerlidir (örneğin bir kova hava ya da serbest dalışta akciğerdeki hava).
Akciğerdeki bakiye hacim yaklaşık 1,5 litredir ve bu değere 30 metrede ulaşılır. Bu derinlik aynı zamanda serbest dalış sınırı olarak tanımlanır. Uzun süreli bedensel ve zihinsel egzersizler, akciğerin artan vital kapasitesi sayesinde kişinin daha derine inebilmesini mümkün kılabilir.
Hiperventilasyon ve Sığ Su Bayılması (Blackout)
Ek donanımı olmayan bir cankurtaran, yalnızca kanında ve solunum yollarındaki ölü boşlukta bulunan oksijen stoğuna sahiptir. Daha çok ve derin soluk alıp vererek kandaki oksijen miktarını anlamlı ölçüde artırmak mümkün değildir; normal şartlarda hemoglobinin oksijen doygunluğu zaten yaklaşık %98'dir.
Hiperventilasyon, sık ve derin soluk alıp vererek kandaki karbondioksit (CO₂) miktarını düşürmektir. Oysa soluk alma güdüsünü oluşturan asıl etken, kandaki karbonik asit (CO₂) düzeyidir; bu güdü aort kemerindeki kemoreseptörler aracılığıyla beyne iletilir. Soluk tutma (apne) süresi, büyük ölçüde CO₂ kısmi basıncına (pCO₂) bağlıdır. pCO₂ yaklaşık 60 mm Hg'ye ulaştığında soluk alma zorunluluğu karşı konulamaz hâle gelir.
Sığ Su Bayılması Neden Olur?
Serbest dalıcı, dalıştan önce hiperventilasyon yaparsa apne süresi %40 kadar uzayabilir. Ancak bu, tehlikeli bir yanılsamadır:
- Hiperventilasyonla CO₂ düzeyi düşürüldüğünden solunum merkezi yeterince uyarılmaz; soluk alma ihtiyacı geciktirilir.
- Bu sırada kas faaliyeti oksijenin kısmi basıncını büyük ölçüde düşürür.
- Dalıcı, soluk alma ihtiyacı hissetmeden, beynindeki oksijen yetersizliği nedeniyle aniden bilincini kaybedebilir.
Özetle, CO₂'nin dışarı verilmesiyle yalnızca solunum ihtiyacı ertelenir; oksijen yetersizliği ortadan kalkmaz. Sonuç, oksijen eksikliğine bağlı bilinç kaybıdır. Bu bilinç kaybı suyun derinliğine bağlı değildir; yüzme havuzundaki dalış denemelerinde bile meydana gelebilir. Önceden hiçbir belirti vermeden ortaya çıkan bu duruma "Sığ Su Bayılması" (blackout) denir ve boğularak ölümle sonuçlanabilir.
Sığ Su Bayılmasının Aşamaları
- Hiperventilasyonsuz: Kanda normal karbonik asit ve normal oksijen miktarı vardır; solunum güdüsü zamanında devreye girer.
- Hiperventilasyonla: Düşük karbonik asit, normal oksijen. Suya atlama ve dalışla oksijen tüketilir, ancak CO₂ düşük olduğu için solunum güdüsü oluşmaz. Dalıcı, su yüzüne çıkamadan sinsice gelen bilinç kaybıyla bayılır.
Bir kişi yüzme havuzunda bayılırsa derhal sudan çıkarılmalıdır; solunum yollarına su sızma tehlikesi vardır. Yaşamsal bulgular kontrol edilerek temiz hava sağlanmalı, gerekirse kişi yeniden canlandırılmalıdır.
Güvenlik Kuralları
- Hiperventilasyon yapma!
- Asla yalnız dalma!
- Yalnızca sağlıklı olduğunda ve kendini iyi hissettiğinde dalış yap.
- Dalış partnerini daima kontrol et; dalan kişi sürekli kontrol altında olmalıdır.
Uzun hiperventilasyondan sonra kas krampları, sersemlik ve baş dönmesi görülebilir. Kramplar kendini ellerde uyuşma ve ağız bölgesinde karıncalanma/pelteleşme hissiyle belli eder.
Dalma Tekniği
Dipten gitme (yüzeye paralel) dalma tekniği, sportif kurbağalamanın dalma hareketinden geliştirilmiştir. Kurbağalamadaki bacak hareketi ve omuz hizasına kadar kol çekişine ek olarak, kolların vücudun orta ekseni altından uyluklara kadar bastırılması ve ardından "kayma molası" öğrenilir (anahtar deliği şekli olarak bilinir).
Dengeleyici kayma molaları olmadan aşırı hızlı hareketler yapılmamalı; her dalış mesafesi için kol çekişi sayısı ve oksijen kullanımı sınırlı tutulmalıdır. Açık ve bulanık sularda mutlaka emniyet ipiyle dalış yapılmalıdır.
Dalma çalışmaları günün erken saatlerinde yapılmalı ve düzenli tekrarlanmalıdır; böylece performans giderek artar.
Dalma derinliğine yönelmek, baş ve kol hareketleriyle, itme veya kaymadan sonra gerçekleşir: Baş öne eğilir, kollar çapraz olarak aşağı indirilir (amut pozisyonu); hareket kalçanın bükülmesiyle desteklenir. Su yüzüne çıkmak için baş geriye eğilir, kollar eğik olarak yukarı kaldırılır.
Derin Dalış
Derin dalış, dik durumda su yüzünden hızla derine inmeye yarar; baş aşağı veya ayak aşağı yapılabilir. Her durumda bilinçli basınç dengelemesi şarttır.
Deneyimli bir yüzücü, akciğerindeki hava miktarıyla bedeninin özgül ağırlığını ayarlayabilir: Akciğerde ne kadar çok hava varsa kaldırma kuvveti o kadar büyüktür. Yavaşça soluk vererek vücudun aşağı inmesi sağlanabilir.
Önemli: Ayaklar yan yana tutulmalıdır; aksi takdirde vücut eğik durur veya dalış hareketi belirgin biçimde zayıflar.
- Ayak aşağı dalış: Kollar önce su yüzeyinde dışa doğru bastırılarak (vücut ağırlığı yukarı kaydırılarak) ve zamanında soluk verilerek inme güçlendirilir. Su altında uygun kol hareketleriyle devam edilir; zemine ulaşıldığında güçlü bir itişle yüzeye çıkılır.
- Baş aşağı dalış: Başlangıç yüzme pozisyonudur. Kollar aşağıdadır; bacakların kaldırılması ve soluğun bırakılmasıyla inmeye güç kazandırılır. Mantar duruşundan da yapılabilir: Kişi bir kez daha soluk alır, kalça bükülüp dizler çekilirken vücut döndürülür, ardından bacaklar sudan uzatılarak inme güçlendirilir.
Yüzeye Paralel Dalışlar
Yüzeye paralel dalışlar, geniş mesafelerde arama yapmaya yarar. Dalma hareketi yukarıda anlatıldığı gibi uygulanır. Uygun ivme için başlama (start) atlayışı yapılabilir. Su içindeki hareket, baş ve kollarla kontrol edilir.